Loading...
BilimAdamları Arşivi


 Forum

Luigi Galvani

Galvani ve  Galvanizm Kuramı

Pek çoğumuz, galvanize kelimesini kullanırken, hayvansal elektrik(biyoelektrik) prensibini bulan ve galvanizmin babası olaıı Bolonya Üniversitesi Profesörü Luigi Galvani´yi hatırına bile getirmez. Oysa Galvani, elektrik bilminin ilk öncülerinden biridir.

luigi galvani1 5bf.jpg

Elektrik kuvveti ve bunun özellikleri konusunun ilk defa 18. yüzyılda Galvani devrinde dikkâti çektiğini sanmak, yanlış olur. Milâttan önce yaşamış olan Miletus´lu Thales bir kehribar (amber) parçasını ipeğe sürterek diğer cisimleri çekme denemelerinden söz ediyordu. Gene de, Pavia´Iı Volta ve Bolonya´lı Galvani, yaşadıkları sürece, elektrik bilimini geliştirme konusunda, kendilerinden önceki yüzyıllar boyunca yapılmış olandan, daha çok katkıda bulunmuşlardır.

luigi galvani2 oil painting a5b.jpg

Luigi Galvani, 1737 yılında Bolonya´da doğdu. Son derece dindar bir kafa yapısına sahip olan Galvani Kiliseye girmek istiyor İdiyse de, ailesi bu çocukça arzuyu bastırarak Galvani´yi doktor olarak yetiştirdiler. Galvani´nin özel çalışma alanı Anatomi idi ve zamanla, Avrupa´nın en eski ve en ünlü öğretim kurumlarından biri olan Bolonya Üniversitesine Anatomi Profesörü olarak atandı.

Galvani, Galeazzi adlı bir doktorun kızı İle evlenmişti.  Rivayet edilir ki, galvanizm buluşunu, bizler bu hanımın gözlemci bakışlarına ve kuvvetli sezilerine borçluyuz. Bayan Galvani, kocasının masası üzerinde inceleme için parçalanmış olarak duran bir kurbağanın bacaklarının, elektrik cihazı ile temasta olan bir neştere değdiğinde, ihtilâç ile sarsıldığını görmüştü. tşten dönen kocasına durumu anlatınca, Galvani, daha fazla deneme yapmak üzere derhal işe koyuldu. Ölü kurbağanın omuriliğinden pirinçten yapılmış bir tel geçirdi ve ayaklarının da demlr levhaya dokunmasını sağladı. Tel, demir levhaya tuttturulduğunda, kurbağanın bacaklarında çarpıntılı hareketler oluştuğunu gözledi.

luigi galvani3 laboratuvar ac5.jpg

Galvani´nin Laboratuvarı

Buluş ile ilgili diğer bir rivayet de şöyle: Galvani, bakır bir tele bağlı bir yığın kurbağa bacağını pencere demirine asmış. İki metalin sürtünmesinden kurbağanın bacaklarıma oynadığım gözlemiş. İşte, bütün bu deneylerin sonucunda da, bilginin İsmini alan, Galvanik Batarya bulunmuştur. Galvani´nin kurbağa denemeleriyle uğraştığı sıralarda, Pavla´da fizik prefesörü olan Volta, bu deneyleri ve buluşu inceliyor ve kendi çabalan da Volta Bataryası (Volta Pili) şeklinde sonuca ulaşıyordu. Galvani ile aynı paralelde, iki metalin sürtünmesinden elektrik elde edilebileceği gerçeğini doğruluyordu. Volta, daire şeklinde bakır ve çinko parçaları alarak, bunları bir bakır bir çinko olmak üzere yanyana yerleştirdi ve aralarına aynı biçimde nemli kumaş parçası koydu; pilin bir ucu çinko levhada, diğer ucu bakır levhada sona eriyor ve ikisi bir tel veya başka bir İletken ile birleştirildiğinde, devamlı olarak cereyan elde ediliyordu. Elektriğin pil tarafından üretilmesi nedeni üzerinde uzun tartışmalar oldu. Volta, kendisi de, bunun başka başka metallerin birbirine değmesinden oluştuğunu kabul ediyordu, fakat bu arada başka bir ekol bunu kimyasal bir olaya bağlamaktaydı.

luigi galvani4 laboratuvar f1a.jpg

Galvani´nin Laboratuvarı

Bilim alanındaki çalışmaları birbirine bu kadar yakından bağlı olan bu iki büyük adamın, Galvani ile Volta´nın yaşantıları, gerçekte birbirinden çok farklı idi. Galvani, çok ender olarak, kendi doğduğu kentten uzaklaşmış; kendi ülkesinin dışına ise hiç çıkmamıştı. Oysa, Volta İsviçre, Hollanda, Almanya, Fransa ve İngiltere´yi dolaşmış; İngiltere´de Kraliyet Akademisi kendisine bir Copley Madalyası vermişti. Galvani, profesörlükten uzaklaştırılmış, hayatının son yıllarını üzüntü ve yoksulluk içinde geçirmiş; öte yandan, Volta sadece İtalya´da ün kazanmakla kalmamış, bizzat Napolyon tarafından Paris´e davet edilmiş ve Avusturya İmparatoru tarafından Padua Tıp Fakültesi Direktörlüğüne atanmıştı.

Galvani ve Volta bu araştırmalarla uğraşırlarken, çeşitli uluslardan çeşitli bilim adamları da aynı alanda çaba harcamakta idiler. Örneğin, Hollanda´da Von Kleist ve Leyden´li Musshenbrock, aynı zamanda «Leyden Jar» denilen elektrik bataryası şişesini bulmuşlardı. Yine aynı sıralarda, Coulomb, Poisson, William Watson ve Joseph Priestly tarafından da diğer faydalı çalışmalar yapılmakta idi. Keza, sonraları Amerikan Anayasasının kurucularından olan, Benjamin Franklin de önemli deneyler yapıyordu. Franklin´ln fırtınalı bir havada, çocukların oynadığı cinsten bir uçurtma uçurarak, komşularım epeyce şaşırttığı ve eğlendirdiği söylenir. Fakat, bugün milyonlarca Amerikalı Franklin´in uçurtması İle alay etmek şöyle dursun, sonraları paratonerin yapılmasına yol açan bu deneyleri için Franklin´e müteşekkir olmuşlardır. Franklin´in uçurtması üzerinde sivri uçlu bir tel, ve uçurtmaya bağlı ipin aşağı ucunda, İpek kurdelâ İle izole edilmiş, bir anahtar bulunuyordu. Uçurtmasını havalandırdıktan sonra, Franklin parmağının oynak yeri İle anahtara vurarak kıvılcım yaratabildiğini farketti. Bunun üzerine, anahtardan Leyden Jarına elektrik geçirerek, şimşek ve yıldırımın, gerçekte sıvı elektrik olduğunu kanıtladı.

Franklin´in deneyleri 1752 de yapılmıştı. Birkaç yıl sonra da, Galvani, «hayvansal elektrik» denilen şeyi buldu. Kurbağanın bacağıyla ilgili olayın, hayvanın dokularındaki elektrikten oluştuğu sonucuna vardı.

19. yüzyılın İlk çeyreğinde, Seebeck, Volta´nın deneyleriyle uğraşıyordu ve birbirine bağlı çeşitli melallerden meydana gelen tam bir metal devrede, birleşme noktaları ayrı ısılarda tutulduğunda, cereyan elde edilebileceğini bulmuştu. Daha sonraları, Peltia, İki ayrı metalin bağlantı noktalarından cereyan geçirildiğinde, bu bağlantı noktalarının, akımın yönüne göre, ısındığını veya soğuduğunu ortaya çıkarmıştı. Yıllar sonra, Gaston Plante, pratik faydası olan ilk akümülatörü yaptı ve Faure bu yapıyı geliştirdi. Daha sonra ise, Plante ve Faure´den sonra gelen bilim adamları daha İleri çalışmalarla bunu düzelttiler ve bugün bildiğimiz akümüiatör ortaya çıktı. Galvani´nin buluşları hakkında yazmış olduğu bilimsel eser çok tutuldu ve birkaç kere basıldı. Galvani, deneylerine devam ederken, bir yandan da öğretim üyesi olarak görev yapıyor ve genellikle, saygıdeğer bir Üniversite Profesörünün sâkin ve olaysız yaşantısını sürdürüyordu. Fakat bu sâkin yaşantı fazla sürmedi. Politika bilim ülkesini istilâ etti ve sonuç Luigi Galvani İçin felâket oldu.

Durumu anlayabilmek İçin, Galvani devrinde Avrupa kıtasının İçinde bulunduğu duruma bir göz atmak yararlı olacak. Devir, «birleşmiş, tek bir İtalya» kurulmasında yüz yıl kadar önce; İtalya birçok eyaletlerden meydana gelmiş, bazısı küçük, bazısı büyük, fakat hepsi birbirine düşman; hiçbiri ötekileri çekemiyor. Bu eyaletlerden Bolonya, yüzyıllardır Papaların nüfuzu altında bulunuyor. Fakat, İşte bu sıralarda, başarılı bir devrim papaların nüfuzuna son verip, yeni Cisalpine Cumhuriyetinin temelini kuruyor.

Bütün vatandaşların genç Cumhuriyete bağlılık yemini etmeleri istendiğinde, Galvani´nin dinî inanışları ağır bastı ve yeni Cumhuriyete bağlılık yemini etmeyi reddetti. Ona göre bu olayda Papa aldatılmış, ihanete uğramşıtı. Luigi Galvani, Papaya sadakatinin cezasını çekmeğe hazırdı. Bolonya Üniversitesindeki görevinden azledilince kardeşlerinin yanına sığındı. Mesleğindeki bu kötü sonuç beden sağlığını da etkiledi ve üzüntü ve utanç onu maddi ve manevî olarak kuvvetten düşürdü. Artık hayata karşı hiç bir ilgi duymuyordu. Bir süre sonra, yetkililer Galvani´nin insanlığa yaptığı çalışmaların, papaya sadakâtinden üstün olduğunu kabul ederek, görevini iade etmek istediler. Ancak, teklif gecikmişti. Galvani, 1798 de Bolonyada öldü. Volta İse, daha otuz yıl yaşayarak, buluşlarına devam etti.

Galvani ve Volta´dan hemen sonra, elektrikle ilgili olarak, Hans Oersted gibi kişiler gelmiş ve bunların araştırmaları elektrikli telgrafın icadını ve Michael Faraday´i getirmiştir. Galvani öldüğünde yedi yaşında olan Faraday, kendinden öncekileri izleyerek elektrik konusuna eğildi ve ilk dinamoyu buldu.

luigi galvani5 anit resmi ced.jpg

Galvani´den sonra Volta tarafından ortaya konan Volta Bataryası (Volta Pili), 1802 de, en büyük İngiliz bilim adamlarından biri olan Sir Humprey Davy tarafından çok ilginç deneylerin konusu haline geldi. Kraliyet Enstitüsünde kimya konusunda konferanslar vermekte olan Davy, 2.000 pilden meydana gelen bir bataryada, her uca bir karbon çubuk bağlandığında, çok parlak bir ışık elde edildiğini buldu. Elektrikli telgrafı da, büyük çapta, Galvani ve Volta´ya borçluyuz..

Volta Bataryası, yine bu yönde bulgulara yol açmıştır. 1836 da, Daniel pillerinin bulunmasına kadar pek az İlerleme olmuştur. Galvani´nin diğer bir mirasçısı da Lord Kelvin´dir. Kelvin, ısının dinamik kuramının geliştirmiştir. Görülüyor ki, bugün bize kadar ulaşmış olan elektriğin geçirdiği bütün gelişmeler ve bugünkü yeni mucizeler bize hep Galvani´nin mirasıdır.

The Greystone Press yayınlarından «One Humdred Great Lives» adlı kitaptan derlenmiştir.

Kaynak: BilimTeknik

wives who want to cheat blog.sitters4charities.org cheat on your wife website

Etiketler : Luigi, Galvani, Galvanizm, Kuram, Elektrik, Galvanize, Galvanik, Pil, Volta, Biyoelektrik, Batarya
Yazan : mania  |
4 Mar 2011 Cum   
|  14.244 defa Okundu.
BU KONUDA HİÇ YORUM BULUNMUYOR...
Yorum Yaz
isim soyisim
Email
Anonim olarak mesaj yazıyorsunuz, Üye iseniz giriş yapınız.