Loading...
 Ana Sayfa > BilimAdamları Arşivi > > Uluğ Bey
BilimAdamları Arşivi

Bu ana kategorideki konular :
   Fergani
   El-Kindi
   Pisagor
   Minkowski
   Maclaurin
   Leibniz
   Leonhard Euler
   D´Lambert
   De L´Hospital
   Ali Kuşcu
   Gelenbevi İsmail Efendi
   Kerim Erim
   Salih Zeki
   Vidinli Tevfik Paşa
   Uluğ Bey
   Ömer Hayyam
   Boole (1815 - 1864)
   Euclid
   Laplace
   Alan Turing
   Peter Higgs
   Samuel Morse
   Feza Gürsey
   Wilhelm Eduard Weber
   Joseph Henry
   Gustav Robert Kirchoff
   Leonardo Da Vinci
   Kadızâde Rûmi
   Evangelista Torricelli
   Batlamyus
   Johann Gregor Mendel
   El Biruni
   Descartes
   Alfred Nobel
   Wright Kardeşler
   Ferdinand Magellan
   Henri Becquerel
   Christiaan Huygens
   John Dalton
   Georg Friedrich Bernhard Riemann
   Jean Baptiste Joseph Fourier
   Francis BACON
   Heinrich Rudolf Hertz
   ibni Sina (lokman hekim)
   Roger Penrose
   Paul Dirac
   Bernoulliler
   Gottfried Wilhelm Leibniz
   Edmond Halley
   FIBONACCI
   Schrödinger
   De BROGLIE
   Erzurumlu ibrahim hakkı
   James Watt
   Sir Joseph John Thomson
   James Prescott Joule
   George Simon Ohm
   Anders Celsius
   Konrad Lorenz
   Robert Boyle
   A. L. Lavoisier
   Louis Pasteur
   Werner Karl Heisenberg
   Wolfgang Pauli
   Lord (John William Strutt) Rayleigh
   Wilhelm Conrad Röntgen
   Andrei Sakharov
   Erwin Schrödinger
   Alan Mathison Turing
   Albert Abraham Michelson
   Ernest Orlando Lawrence
   Paracelsus
   Carl Friedrich Gauss
   Andre Marie Ampere
   Nicolas Copernicus
   Johannes Kepler
   Ernest Rutherford
   Thomas Alva Edison
   Marie Curie
   Galileo Galilei
   Michael Faraday
   John Von Neumann
   Richard Philip Feynman
   Alexander Graham Bell
   Stephen Hawking
   Nikola Tesla
   Max Planck
   Niels Bohr
   Archimedes
   Aristotales
   Blaise Pascal
   Thales
   Celsus
   Isaac Newton
   J. C. Maxwell
   Albert Einstein

96 adet konu Başlığı.
 Forum
Uluğ Bey
mania  | 30 Nisan 2010 Cuma 04:19   |  174 defa Okundu.


Uluğ Bey (1393 - 1449)

Türk matematikçilerinden birisi olan Uluğ Bey, Timur´un erkek torunlarından hükümdar olanlardan birinin oğludur. Asıl adı Mehmet´tir. Fakat o, daha çok Uluğ Bey adı ile ünlü olmuştur. 1393 yılında Sultaniye kentinde doğmuştur. Timur´un öldüğü sıralarda Uluğ Bey Semirkent´te bulunuyordu. Semirkent ve Maveraülnehir, Mirza Halil Sultan´ın saldırısı ve işgali üzerine babasının yanına gitmek zorunda kalmıştır. Babası buraları yeniden yönetimine alarak on altı yaşında olan Uluğ Bey´e yönetimini bırakmıştır. Uluğ Bey, bu tarihten sonra, hem hükümeti yönetmiş ve hem de öğrenimine devam etmiştir.

Uluğ Bey

Uluğ Bey, bilgin ve olgun bir padişahtı. Boş zamanını kitap okumak ve bilginlerle ilmi konular üzerinde konuşmakla geçirirdi. Tüm bilginleri yöresinde toplamıştı. Uluğ Bey, dikkatlice okuduğu kitabı kelimesi kelimesine hatırında tutacak kadar belleği vardı. Matematik ve astronomi bilgileri oldukça ileri düzeydeydi. Bir söylentiye göre, kendi falına bakarak, oğlu Abdüllatif tarafından öldürüleceğini görmüş ve bunun üzerine oğlunu kendisinden uzak tutmayı uygun görmüştür. Baba ile oğlu arasındaki bu soğukluk, Uluğ Bey´in küçük oğluna karşı olan yakınlığı ile daha da şiddetlenmiş ve sonunda Uluğ Bey´in korktuğu başına gelmiştir.


Uluğ Bey, Semirkent´te bir medrese ve bir de rasathane yaptırmıştır. Kadı Zade bu medreseye başkanlık etmiştir. Rasathane için yörede bulunan tüm mühendis, alim ve ustaları Semirkent´e çağırmıştır. Kendisi için de bu rasathanede bir oda yaptırarak tüm duvar ve tavanları gök cisimlerinin manzaralarıyla ve resimleriyle süsletmişti. Rasathanenin yapım ve rasat aletleri için hiç bir harcamadan kaçınmamıştır. Bu gözlemevinde yapılan gözlemler, ancak on iki yılda bitirilebilmiştir.

Gözlemevinin yönetimini Kadı Zade ile Cemşit´e vermiştir. Cemşit, gözlemlere başlandığı sırada ve Kadı Zade de gözlemler bitmeden ölmüştür. Gözlemevinin tüm işleri o zaman genç olan Ali Kuşçu´ya kalmıştır. Bu gözlem üzerine Uluğ Bey, ünlü Zeycini düzenlemiş ve bitirmiştir. Zeyç Kürkani veya Zeyç Cedit Sultani adı verilen bu eser, birkaç yüzyıl doğuda ve batıda faydalanılacak bir eser olmuştur. Zeyç Kürkani bazı kimseler tarafından açıklanmış ve Zeyç´in iki makalesi 1650 yılında Londra´da ilk olarak basılmıştır. Avrupa dillerinin birçoğuna, çevrilmiştir. 1839 yılında cetvelleri Fransızca tercümeleriyle birlikte, asıl eser de 1846 yılında aynen basılmıştır.


Zeyç Kürkani´nin asıl kopyalarından biri Irak ve İran savaşlarından sonra Türkiye´ye getirilmiş ve halen Ayasofya kütüphanesindedir. Bir hile ile oğlu Abdüllatif tarafından 1449 yılında öldürülmüştür.



 

Bu sayfanın linki:
Uluğ Bey

YORUM YAZ  
BU KONUDA HİÇ YORUM BULUNMUYOR...
Su an 37 kisi Online.